31 Temmuz 2007 Salı

Yağlar (Lipidler)

Yağlarda karbonhidratlar gibi karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşur. Bu atomların birbirine oranı karbonhidratlardan farklıdır. Yağlarda hidrojen atomu oranı yüksektir. Karbonhidratların bir gramı 4 kalori verirken, yağIarın bir gramı 9 kalori verir.

Yağlar, vücudun enerji deposudur. Bireyin vücudun % 18'i yağdır. Birey harcadığından çok yediğinde, vücudun yağ oranı artar. Harcadığından az yediğinde ise vücudun yağ oranı azalır. Ençok yağ bulunan bitkisel yiyecekler, zeytin, ayçiçeği, susam, pamuk çekirdeği, ceviz, fındık, fıstık, soya fasülyesi ve mısırdır. Diğer tahıl taneleri, sebze ve mevyelerde az yağ bulunur.

Yağların bileşiminde yer alan vücut tarafından yapılamayan bazı yağ asitleri büyüme ve derinin sağlığı için gereklidir. Yağda eriyen vitaminierin (A, D, E, K) vücuda alınabilmesi için yağlar gereklidir. Yine yağlar, organların etrafını kapatarak vücudun dış etkilerden zarar görmesini önler. Yağlarda en çok yağ asitleri bulunur. Yağ asitleri doymuş ve doymamış diye iki grupta toplanır. Besinlerde bulunan yağların çoğu ve hayvanların depo ettiği yağlar trigliserid halindedir. Doymuş yağ asitlerinden oluşan trigliseritler oda ısısında katıdırlar.

Doymamış yağ asidi oranı yüksek yağlar oda ısısında sıvıdırlar. Zeytin yağı, bitkisel diğier yağlar ve balık yağı gibi. Margarinler doymuş yağ asitlerinden oluşmuş hale getirilmiş trigliseridlerdir.
Yağlar sindirim sisteminde safranın ve pankreastan salgılanan lipaz enziminin yardımı ile küçük parçacıklara ayrıldıktan sonra digliserid, monogliserid, yağasidi ve gliserole parçalanırlar. İnce barsaklardan kan ve lenf sistemine geçerler. Yağlar dolaşım sisteminde proteinle birleşmiş olarak karaciğere ve dokulara taşınır. Hücrelerde oksidasyon sonucu enerjiye dönüşür. Enerjinin vücut tarafından kullanılandan fazlası, tekrar yağa çevrilerek, vücutta depo edilir. Karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarında yağı parçalamak için yeteri kadar safranın bulunmaması yağ sindirimini güçleştirir.

Hiç yorum yok: